29 Ağustos 2012 Çarşamba

Başlık'sız..


Hayatımı ayaklarının altına serdiğim, onun için, uzun zamandır yılmadan savaştığım kahramanım, sen, ölmüşsün. Ardından ağıtlar bile yakılmış ve ben buna inandıramamışım kendimi. Yeni yeni farkına varıyorum; kadının, kızıl saçlı hatunun, omzunda huzur bulan, varlığınla gülümsettiğin o kadın, kahramanıyla birlikte, uzun zaman önce gömülmeliymiş aslında.

Bu yüzden, artık senin olsun bu şehir, sana kalsın anılarım, acılarım. Paramparça ettiğin düşlerim senin olsun işine yarayacaksa. Senin adına söylediğim şarkıların her hecesi hayatına adansın bundan sonra.
Dudağımdan dökülen ya da dökülemeyen tüm dualarım, senin yaşamında hayat bulsun.
Onları yaşat ki, günün birinde; içimde kopan fırtınaları, parçaladığın hayatı, yerle bir ettiğin güveni, bir anda silip attığın yaşanmışlıkları getirsin gözlerinin önüne, bu koca şehir.
Yaşa; yaşa ama sıradan bir hayat olmasın seninki. Gönlünün istediğince, hayal gücünün yettiğince, dualarım gerçekleştikçe yaşa.

Sana bırakıyorum ben, seninle sevdiğim bu kenti. Şimdiye kadar tanıdığımı zannettiğim, etraftaki insanlara, sana, hatta kendime karşı savunmaktan hiçbir zaman vazgeçmediğim adamı, bırakıp gidiyorum. Artık, savaşmıyorum.

Zaferini kutla,
Bu şehirde, senin adınla hayaller yerle bir oldu,
Bir hayat, en güzel zamanlarında mahvoldu.

Bir kadın, bu kentte, seninle var oldu ve aynı kentin yağmurlu bir gününde seninle yok oldu!

Son bir şarkıyla, gözyaşıyla ve son bir duayla;
Bir aşk sona erdi, adınla!


Dudaklarımdan senin için dökülen ilk ve son beddua;
Sev, bir başkasını; benim seni sevdiğim gibi.
Senin için döktüğüm gözyaşları misali.


18 Ağustos 2012 Cumartesi

İç Savaş..



Bazı romanlar, son sayfasının son kelimesi okunduğu anda bile sona ermez.
Ya da, bazı şarkıların son saniyesi dinlediğinde, o şarkının etkisi, şarkı bittiği anda yitip gitmez.
Kimi hayallerin başkahramanı ölmüş olsa da, o düşlerin yerine yenileri gelmez kolay kolay.

Ve tüm kırgınlıklarına rağmen, insan, duygularını yendiğini zannedip; "Bitti!" diyerek kendine söz geçirmek istese de; anılar, silinmez; bazı oyunlar, aşklar ve aynı zamanda acılar, bir anda bitmez..


8 Ağustos 2012 Çarşamba

Kaçmak?



Keşke kafama estiğinde, her şeyden ve herkesten kaçıp gidebileceğim bir yer olsa.
Bir deniz kenarı mesela. Bir sahil. 
Çıplak ayaklarıma değerken buz gibi sular, unutsam her şeyi dalga sesleriyle.