30 Temmuz 2012 Pazartesi

Belki..


İstemeden de olsa;
Vazgeçmektir,
Sessiz sedasız çekip gitmektir,
Belki de en güzeli.


16 Temmuz 2012 Pazartesi

Adı Yok..



Yıllar önce yaşadıklarım geldi gözümün önüne, gecenin bir vakti, aslında hiç hatırası olmayan bir şarkıyla. 

Çocuktum, hayal meyal hatırlıyorum şimdi, ilk aşk dedikleri şeyi. İlk heyecanı, ilk gözyaşlarını. Belki ilk defa yaşanan hayal kırıklıklarını.
Her birini ayrı ayrı tebessümlerle yâd ettim farkında olmadan. Suretimde ufak bir gülümseme, film şeridi misali derler ya, eski bir fotoğraf makinesi filmi gibi geçti gözümün önünden her kare. Ufak tefek gözümden kaçanlar olmuştur muhakkak ama bundan yıllar öncesini düşünmek bile çocukluk hayallerimi düşürdü aklıma. Hepsini ayrı ayrı paketlemişim, kaldırmışım kapalı kutularda, hiç açılmamak üzere.

Bir de şimdiki hayallerim var, çocukluk düşlerimden daha farklı: daha acılı, sancılı. Her aklıma gelişlerinde duygularımdan parça parça alıp her parçayı başka tarafa savuran gerçeklerle sarmalanmış, bir yanı kırık dökük, diğer yanı sapasağlam duran ayrı ayrı düş hepsi.

Yıllar sonra, hatırlar mıyım, hatırlatılırlar mı?
Alakasız bir şarkıyla aklıma düşer mi bu yazı?
Kim bilir..

Belki de beni, ilk düş kahramanımın ardından bu şehre; Ankara'ya; getiren rüzgar, adını bile bilmediğim bir kente, bir ülkeye savurur. 
Orada yâd ederim, bana hayatın ne demek olduğunu öğreten şimdiki düşlerimi, Ankara'yı sevme nedenimi, bu şehrin rengarenk günlerinin ardından gelen buz gibi gecelerini. 
Bilmediğim bir yerde anarım onun adını, belki.
Uzaklardan anımsatırım, bir zamanlar nasıl sevdiğimi.
Uzun gecelere anlatırım düşlerimi.
Ve orada koyarım; ona ait hayallerimle yazılmış romanımın ismini.

Kim bilir, belki..