20 Kasım 2011 Pazar

Bir Adam ve Bir Kadın.



Bir kadın çok severken, bir adam çok sevmeli o kadını.

Gözleri gülerken kadının ve tebessümüne adamışken kendini adamın; mutluyken yanında, adam çekip gitmemeli ardına bile bakmadan. Silmemeli yaşananları. Ve umursamaz davranmamalı.

Bir kadının hayalleri, asla yerle bir edilip gidilmemeli.

Eğer giderse adam; anıları bırakıp bir kenara, hiçbir şeyi düşünmeden, aniden; bilmeli ki bir hayat yarım kalmıştır.

Ve bu bir nevi, ah almaktır.

Çünkü bir kadın, kollarında huzurlu olduğu adamı, değer verip hayatına aldığı o canı atamaz bir anda düşlerinden, aklından ve yaşamından. Uzunca bir müddet, aldığı her nefeste, ciğerlerine dolan her havada o adamın adı vardır ve yaşamak, o kadına, zorlaşmıştır.

İşte bu yüzden, kimse, o kadına “Unut!” dememeli. Çünkü kadın, korkularıyla yüzleşip geçmişi ağlayarak değil, tebessümle hatırlamalı. Bunun için günler, haftalar, aylar geçmeli ve o kadın bu süre içinde, kendisiyle baş başa kalmalı.

Geri dönerse adam günün birinde, kadın o adamı, affetmemeli.

Affetse de eskisi gibi sevmemeli. Aşkı iliklerinde hissetmemeli. Duygularına yenik düşmemeli.

Severse hiçbir şey olmamış gibi, ilk günkü gibi hissederse aşkı damarlarında, yenik düşerse eğer duygularına; hazırlamalı bir ayrılık sahnesine daha kendisini.

Ve gitmeli. O şehri, terk etmeli…


Not: Ahmet Oğuzhan Doğan'nın  Bir Adam ve Bir Kadın(1) Yazısına İthafen.
20Kasım2011
02:20

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder