Bir kaybetmek
vardır, bir de kaybetmek.
Ya istemeden ya
da bilerek.
Bazen birini; belki de yaşama tutunma nedeninizi, kimi zaman
sıradan, sizin için önemli olmayan kişiyi, bazense çok uzun zaman önce
varlığına alışmaya başladığınız, hayatınızda nereye, hangi kefeye koyacağınızı
şaşırdığınız, bir o kadar önemli ‘o’ kişiyi kaybetmek. Bazen kendinizi; bir
yerlerde, kâh bir yürekte kâh bir caddede, ayaklarınızın nereye gittiğini
bilmeksizin yürürken, gecenin bir yerinde, saniyeler hatta saliseler içinde
kaybetmek.
26.10.11
00:05

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder