12 Eylül 2011 Pazartesi

Her Yıl, Bugün..




Her yıl, bugün, hep böyle olurum ben..

Önce gülerim, tüm hücrelerim de hissedilir mutluluğum. Çok gülerim ama, yaş gelir gözlerimden. Hem gülerim hem göz pınarlarımda yaş biriktiririm ben.

Kıpkırmızı olur yanaklarım. Kahkahalarım dolar evin her köşesine. Evin her köşesi, gizlice içine çekip, bu evde olmadığım günler için saklar sesimi, hıçkırıklarımla birlikte.

Oysa, her tebessümden sonra aniden hüzün çöker bedenime. Aslında gülerken biriktirdiğim hüznümü açığa vururum ben, istemesem de gözyaşlarım eşliğinde.

Hep hayal kurarım; bir odadan diğerine geçerken, koltukta uzanmış televizyon seyrederken, yemek yaparken bazen, kimi zaman da tek başıma oturup sessizliği dinlerken.. Düşlere dalarım ben, sonra da bir damla yaş düşer, kirpiklerimden.

Her yıl, bugün, hep böyle olurum ben..

Eksik kalır bir yanım hep. Eksiktir de zaten. Nedense her yıl bugün, daha çok hissederim tamamlanmadığımı. Puzzle’ın kayıp son parçasını, bir yerlerde aniden bulacakmışım da tamamlanacakmışım gibi gelir. Ve bu hissi hep bu gecenin sonunda yaşarım ben. Çünkü, her sene bu gece mutlu olacağımı hayal ederim, istemeden.

Bir de, bugün bir yaş daha büyürüm ben. Yeni günleri önüme koyan koca bir seneye “merhaba” derken, geride bıraktığım iyi-kötü günlerime “hoşça kal” derim içimden. Başımı yastığa koyduktan sonra, yeni yaşım için hayal kurmaya başlarım, farketmeden.

Ardından on üç eylülleri getirdiği için, on iki eylülleri sevmem.
İşte bu yüzden; her yıl, bugün, hep hüzünlü olurum ben..


12Eylül2011
22:25

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder