-Bir
şarkı vardır, sayfalarca birşeyler yazdırır. Tam o'na yollamak üzereyken başka
bir şarkı başlar, silersin hepsini. Vazgeçiştir bu, bir nevi..-
İzliyorum seni.
Yakından, aynı zamanda çok, çok uzaktan. Renkli bir camın ardından, arada
kilometreler varken yapıyorum bunu. Neden bilmiyorum. Daha önce hiç fark etmediğim
bir sebepten belki. Ya da önceden kimseye karşı hissetmediğim o histen dolayı
takip ediyorum seni.
Söylemek isteyip de
söyleyemediğim onca cümleyi yazıyorum sana önce, sonra siliyorum. Düşünüyorum
defalarca; “Yok, burası böyle olmadı, beğenmedim, o da beğenmez.” , “Burada böyle dedim ama ya yanlış anlarsa
beni..” , “Gülücük işareti de koysam mı ki?.”
Ters bir şey
söylememek için direniyorum. Savaşıyorum sana derdimi anlatmamak için.
Konuşmamak, bir şey dememek, üzerine titrememek için. Seni tanımaya çalıştığımı
anlamaman için; sıradan bir günde, sen kafamın içinde tüm beynimi ele
geçirmeden önce verdiğim tepkileri vermeye çalışıyorum her şeye. Olmuyor. Ben
değişiyorum, seninle. Sen, tanık olmasan da bu değişime..
Deli gibi âşık
olmak istiyorum sadece. Sevmek, gönlümce. Yirmili yaşlarımda yaşadığım en
tutkulu aşk diyeyim sana istiyorum. Hatta hayatım boyunca yaşadığım en güzel
günlerim seninle olsun.
Sen ol istiyorum
hayatımda. Güneşin her doğuşunda seninle başlayayım yeni güne. Tekrar yaşayayım seni defalarca..
Baktığım zaman
gözlerinin içine, huzur bulayım istiyorum. Kendimi güvende hissettiğim tek yer
kolların olsun. Sarıldığımda sana, dünyanın en mutlu insanı ben olayım ya da.
“Aşk” olsun senin
adın benim hayatımda, benim adımı da sen koy, istediğin zaman istediğin bir
anda..
Bunu istiyorum ben
sadece..
Aslında biliyor
musun, ya da boş ver bilme..
Neden yazıyorum ki
ben bunları, okumayacağını, sana yazıldıklarını hiçbir zaman bilmeyeceğini bile
bile..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder