
Kendime verdiğim sözleri tutamadım yine. “Yazmayacağım bir daha!” demiştim ama elim istemsizce dokundu kâğıda, kaleme. Bak sevgili, seni anlatıyorum tekrar ve tekrar, kendimce…
Umutsuz duyguların kan sızdıran damarlarına tutundum ben. Düşüyordum, hissizleşmemek için son bir adım attım. Senden habersiz düşlerimi sana bağladım. Uçurum kenarında sağlam gördüğüm ilk dala, hayatına dokundum. Avuçlarım yandı, bırakmamak için hayallerimi boşluğa, dayandım. Zor oldu, hala zor ama “hiç” olmamak için dayanmalıydım.
Kürtaja götürdüm hatıralarımı. Acılarım yıllandığı için alınmaları yasaktı. Büyüdü birer birer zihnimde, kâbuslarım. Karabasanlarım aslında başkalarının yaşadığı hayatlardı. Yaşamlar, ki hepsi aynı kimi zaman birbirinden çok farklı, uykusuzluğumun baş taçlarıydı. Evet sevgili, her nefes alıp verdiğim an canımı acıtan şeyler, bendeki yalanlardı. İşte bu yüzden, sana sığındım; çünkü senin adın: umuda koşan koca bir yanılgı!
Kâh babaydın sen; şefkatini eksik etmeyen, kâh sevgili; bakışlarıyla can veren. Eksiktim biraz ben, sense beni tamamlayan son parça, yarım kalmamı istemeyen. Bu yüzden adım attım sana giden yola, bu yüzden düşüp dizlerimi yaralamış olsam da yılmadan geldim yaşamına. Ve tekrar kök salmak için kahpe hayata, acıların inadına tutundum, bir süre sonra düşeceğimi bildiğim gözlerindeki yalana…
İşte yâr, kızıl saçlarımda sakladığım, kimsenin bilmediği ve kan kırmızı tırnaklarımla kazıdığım acılarımın yerine koyduğum sen.. Karşında işte; anılarım,yanılgılarım,düşlerim ve düş’üşlerimle ben..
Söyle şimdi;
Her şeye rağmen, mutlu uyandığım güne umutsuzca “hoşça kal” derken, yine de gelir misin bana?Dudaklarından düşen birkaç kelimede mutlu olacak olan bu cana, hayat verir misin kollarınla?Herhangi bir gün sonunda, devamının bir daha asla gelmeyeceğini bildiğimiz anılarında, başrol oynatır mısın bu bedene sahip kadına?..
21Şubat2011
10:54
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder