
YirmiAralıkİkibinOn
17:07
Bir parti var; maskeli parti.
Mekân; bulvarlar, caddeler, tüm sokaklar.
Zaman; üç yüz altmış beş gün ve altı saat.
Katılım oranı; çok yüksek. Neredeyse tüm dünya orada. Eğlenmek hepsinin amacı, yaşamaktır en fazla.
Herkesin yüzünde bir maske; kimi acılarını göstermiyor diğerlerine kimi de yüz’süzlüğ’ünü gizliyor kendinden bile.
Hayatın tatlı sürprizlerini yudumluyor bazıları şarap kadehlerinde bazılarına da yıkıntılar ve hayal kırıklıkları sunuluyor servis tabağıyla birlikte. Yutkunmak ve yutmak zor olsa da önceden yenilmiş kazıkları hazmetmek, unutmak ve eğlenmeye devam etmek paha biçilemez bir değerde.
Fonda piyasaya damgasını hep vuran bir müzik tarzı var: gök gürültüsü, insanlık çöküntüsü: araba sesleri, motor sesleri, birbirine bir şeyler anlatmaya çabalayan insan sesleri, rüzgârın acı haykırışı, bir de Tanrı’nın isyanını anlatan yağmur sesi. Dans ediyor bu tarzın şarkılarında, hümanizm. Kâh yumuşak ritimlerle kendinden geçiyor kâh sert adımlarla yeri yerinden oynatıyor.
Suretlerin yarısına kırık bir tebessüm iliştirilmiş, eğreti duruyor gülümsemeler. Yüzlerin diğer yarısında sahici gülüşler var, içten…
Oysa eşit davranmıyor bu partinin organizatörü herkese. Kimisi sefaletini ipotek eder hayattan nasibini alabilmek için kimisi de zenginliğini döker ortaya gözbebeği olabilmek için.
Ah azizim; hep dile getirildi bu ama hep göz ardı edildi gerçekler. Gerçekleşme imkânının kısıtlı olduğu düşlerde hüzne boğuldu insanlar umutsuzlukla yoğrulurken. Onlar için her düş, bir acıyı yeni bir acıya gebe bırakıyordu. Bu yüzden hayat hep acıya annelik yaptı düşlerin olduğu yaşamlarda.
İdealleriyle hayallerine elini uzattığı her an dokunabilenler mi? Onlar her zaman keyfini sürdü adaletsizliğin. Adiliğin en yükseğe çıktığı kentlerin en işlek, en gözde mekanlarında nefes aldılar, hala yaşıyorlar..
Bu yüzden kendi kendimize diyebiliyoruz bunu sadece;
Hayat kimseye adil davranmıyor; herkesin eşit olduğu maskeli bir partide bile…
[Gamze]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder